25 Mayıs 2008 Pazar

Köykent Projesi

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarından itibaren köyler organize olamamış, köylüler eğitilememiş ve köylülere hizmet götürülememiştir. Köylünün milletin efendiliği vazifesini yerine getirebilmesi için hiçbir aracı olmamıştır. Bu araçsızlık ve yoksunluk her zaman için çözüm bekleyen bir sorun olmuştur.

Köy kalkınmasının gerçekleştirilebilmesinde 1950’lere kadar Türkiye tarihinde iki önemli akım vardır. Bunlardan birincisi “Köy Enstitüsü”dür. Enstitüler 1940 yılı Nisan ayı itibariyle açılmaya başlanmış 1950 yılına kadar hayatta kalabilmişler, yoğun muhalefet ile son nefeslerini vermişlerdir.

Bir diğeri ‘merkez köy’ kavramı ile bir çıkış yolu bulmaktır. İdeal Cumhuriyet Köyü, Pilot Köy, Örnek Köy isimleri altında denenmiş ancak süreklilik sağlanamamıştır.

Cumhuriyet Halk Partisi tarafından geliştirilerek ve ‘Köykent’ olarak ilk kez 1969 seçim bildirgesiyle kamuoyuna açıklanan “Toprak işleyenin, su kullananındır” vurgusunun yapıldığı seçim bildirgesinde köykentlerin amacı köylünün kendi şehrini yaratması olarak ortaya konmuştur. Köykentlerin merkez köylerden farkı, projenin basit ekonomik ereklerin ötesinde sosyal içeriğin ağır bastığı bir toplumsal dönüşüm ve kalkınma projesi olmasıdır. Bu dönemde Köy İşleri Bakanlığı tarafından 1973 yılında yayımlanan raporda, köykent yaklaşımının amacı dört madde halinde özetlenmiştir:

i) Az sayıda personel ve az yatırımla, en kısa zamanda kırsal kesim nüfusunun tüm gereksinmelerinin karşılanması
ii) Hızlı nüfus artışının ortaya çıkardığı fazla nüfusun bir bölümü ile işsiz nüfusun köykentlerde iş olanaklarına kavuşturulması
iii) İş olanaklarına kavuşturulan kırsal nüfusun kentlere akımı sonucunda büyük kentler civarında oluşacak nüfus yığılmalarını engelleyerek, sağlıklı kentleşmenin sağlanması
iv) Kırsal alanların sınaileşmesi için zorunlu olan altyapı ve hizmetlerin köylülere daha kısa sürede ve daha düşük maliyetle sunulabilmesi

Projenin babası olan Bülent Ecevit, Köykentlerde köylerin değil, hizmetlerin, okulların ve sağlık ocaklarının birleştirileceğini, birbirine yakın konumda olan köylerde emeklerin, bilgilerin ve maddi olanakların ortaklaştırılacağını söylemiştir. Yine Ecevit’e göre bu sayede, köylüler, verimli tarım işletmelerinin yanı sıra, ortaklaşa sanayi işletmeleri de kurabilecekler, kültür ve spor tesislerinden ortaklaşa yararlanabileceklerdir. Köykentler hem köyün özelliklerini taşıyacak hem de kentlerin olanaklarına kavuşacaklardı.

Proje, 1978-1979'da Ecevit başkanlığında, CHP iktidarı döneminde Ordu ve Bolu'da birer köyde uygulanmaya başlamıştır. İlk köykent projesi 1978 yılında Bolu’nun Taşkesti beldesi etrafında uygulanmaya başlanmıştır. Bir kereste fabrikası yapılmış, 1984’te kurulan kooperatif aracılığıyla ikinci dünya savaşından kalma bir buhar kazanı ile donatılmıştır. Bu kooperatif sayesinde orman köylüsü halen ürünlerini değerlendirebilmektedir. İkinci köykent denemesi Ordu’nun Mesudiye İlçesi civarında yapılmıştır. Dokuz köyü kapsayan projede içme suyundan telefon santraline, kütüphaneden kooperatife, fabrikadan okula eksiksiz bir sosyal ve ekonomik yapılaşma gerçekleştirilmiştir. Köykent projesi 1979’da yapılan ara seçim sonrasında CHP’nin iktidardan ayrılması ile sonuçlanamamıştır.

TAHA EYMİR

Hiç yorum yok: